Türkçemize Sahip Çıkalım21. yüzyıla hızlı bir giriş yaptığımız bu yıllarda, o güzelim Türkçe’miz de hızlı bir çöküntüye uğradı. Bunu ister teknolojiyi hep ecnebilerin bulmasına bağlayın, isterseniz modernleşme merakına... Her ikisinde de sonuç değişmiyor. Güzel Türkçe’miz elden gidiyor.
Türkçe zaten dil kökeni olarak, Arapça ve Farsça’dan bir hayli etkilenmiş bir durumda karşımıza çıkmışken, üzerine yabancı kelimelerin dikte edilmesi, insanı Türkçe’mizin geleceği açısından huzursuz ediyor.
Bir çok insan daha kendi dilindeki kelimelerin anlamını bilmezken, yabancı kelimelerin anlamını çok iyi biliyor. Bazılarımız bu kullandığı yabancı kelimeleri de doğru düzgün kullanmıyor. Örneğin, gençlerimiz, sohbet odalarında, ki buna da chat odaları diyorlar. İnat ettim yazmayacağım. Öyle kelimeler kullanıyorlar ki, normal bir insan görse ya da o kelimenin türediği dili kullanan bir insan dahi görse anlayamayacak durumda. Mesela, lol (katıla katıla gülmek demekmiş), okiş (Tamam Anlamında),
Bu kelimeler artık öyle haller almış ki, ancak onu kullananlar anlayabiliyor. İşin komik yanı bu kelimelerden birçoğunu kullanan insanlar yeri geldi mi, aman ha Türkçe’mize Türkiye’mize sahip çıkalım vaazları vermekten de geri kalmaz, soylu bir milliyetçi kesilirler.
Bu kelimelere örnek vermek gerekirse, yaw, warya, taxim gibi. Hatta Türkçe kelimesini Turkche yazan bile bulmak mümkün.
Ayrıca bu trajikomik olay o kadar ilerlemiş ki, bu insanlar çok değişik kısaltmalar kullanır hale gelmişler. Allahtan bu kısaltmalar Türkçe kelimelerin baş harflerinden oluşuyor. KİB (Kendine iyi bak), AEO (Allaha emanet ol) gibi. Örnekleri fazlasıyla çoğaltmak mümkün.
Ülkemizde bu dil yozlaşmasına önayak olanlar aslında televizyonlarımız. Bundan fazlaca değil bir kaç sene önce TRT’nin tutumlarına, ciddiyetine gülüyorduk. Neymiş efendim, bu kadar ciddiyet olur muymuş, spikerleri buzdolabı gibiymiş falan filan... Hep düzgün konuşan sanatçıları çıkarırdı. Arabesk söyleyenlerin çoğu yasaklıydı. Ne bileyim, biseksüel’i, travestisi çıkamazdı. O da ayrı bir başlık konusu olsun. Bu kanallar Türkçe’ye kelime kirliliği ile birlikte ahlaksızlığı da getirdi.
Özel kanallar furyası bir başladı, pir başladı. Kanalların içeriğini bırakın, daha isimlerinden belliydi ne halde olacakları. İlk çıkanlar hatırladığım sırasıyla, Star, Interstar, Teleon ve Show TV’ydi. Farkındaysanız hiçbirinde Türkçe’den eser yok. İnsanlarımızın büyük bir kısmı “ŞOV” yaz deyince, “SHOW” yazıyor. İşte bunların en büyük nedeni bu kanallar. Programların veya bir çok içeriğin bile ismi şu an ecnebice.
İnsanlar bu yabancı kelimeleri kullanınca cümleleri onlara daha bir havalı geliyor. Örneğin Cool, Super (Harika, havalı) kelimesinin Türkçe’de bir çok karşılığı olmasına rağmen biz hala cool ve süper demeye devam ediyoruz. Bir gün internette rastlamıştım. Türkçe’nin evrimi diye çok trajikomik bir yazı yazılmış. Aşağıya ekliyorum. Hem okuyun hem gülün, gülerken de düşünün, gerçek değil mi?
Yıl: 1965
"Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm vardı.. Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle 'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim.."
Yıl: 1975
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Ne yapacağıma karar veremedim,heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum,yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'iyi akşamlar' dedim.."
Yıl: 1985
"Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım.. Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonrakendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'hayırlı akşamlar' dedim.."
Yıl: 1995
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Fenâ hâlde kal geldi yâni..Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim..Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle 'selâm' dedim.."
Yıl: 2006
"Âbi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni.. Oğlum bu iş bizi kasar dedim, fenâ göçeriz dedim, enjoy durumları yâni.. Ama concon muyum ki ben,baktım ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. 'Hav aryu yavrum?'"
Yıl: 2026
"Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden.. Off, ay dont nov âbi yaa.. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita.. 'Hay beybi..'"
Yazımı bitirirken, Ata’mız Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bir sözünü yazıyorum. Neler neler anlatıyor...
"Ülkesinin yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan korumalıdır"
M. Kemal Atatürk